1. Günümüzde laik olduğu iddia edilen ülkemiz de dahil dinsiz, agnostik ya da ateist olmak, mevcut dinsel inançları reddetmek tehlikeli hale getirilmiş, bu yönde görüş bildiren insanlar hukuki yaptırımlara maruz bırakılmış, alenen hakarete uğrayıp aşağılanmaları, “din düşmanı” oldukları iddiasıyla hedef gösterilmeleri bir alışkanlık haline getirilmiştir.

    Ateizm Derneği; semavi din, mezhep ve dogmatik inançları reddeden insanların, kendi felsefi görüşlerini hiçbir kaygı duymadan özgürce ifade etmesini teşvik eden, gerek ailede, gerek sosyal yaşam çevresinde ve kamuda, sözkonusu din ve mezheplerin mensupları tarafından dışlanmasını, felsefi görüşleri nedeniyle aşağılanmasını, hakarete uğramasını, linç kültürüne ve psikolojik baskıya maruz kalmasını önlemeyi, gerektiğinde hukuki yollarla, ücretli ya da gönüllü avukatlar aracılığıyla haklarını savunmayı amaçlamaktadır.

  2. İnsanın varoluşundan bu yana, doğayı ve evreni açıklama biçimi değişmiş, gelişmiş ve ilerlemiştir. Bilimsel ve felsefi gelişmeleri yavaşlatan ya da engelleyen dini kaygılar, çoğu zaman ahlaki gerekçeleri kullanmış, bilgi ve aydınlanma çağının ve modern yaşam kültürünün gereklerini karşılamayan din temelli ahlakı “genel ahlak kabulü” şeklinde topluma dayatmış, bireylerin mevcut din ve inançlardan bağımsız, doğal ve bilimsel yasaları esas alan, kendilerine özgü bir ahlak anlayışı geliştirmelerini de engellemiştir.. Türkiye’de de bu dayatmaların bir uzantısı olarak görülen “bilim-etik kurulu” gibi modern bilimle bağdaşmayan kurumlar bulunmaktadır.

    Ateizm Derneği; doğal olayları, doğanın ötesinde ya da doğanın dışında değil, neden-sonuç ilişkileriyle ve bilimsel-doğal yöntemlerle açıklayan ve mevcut dinleri, geleneksel, sosyo-kültürel olgular olarak görüp, uluslararası bilimsel ve akademik araştırmaların desteklenmesini savunan, bu tür çalışmalarda bulunan kurumlarla uluslararası işbirliği yapan, din kaynaklı kaygıların bilimsel araştırma ve gelişmeleri, yavaşlatmamasını, sınırlamamasını ve engel olmasını önlemeyi amaçlar.

  3. İnsanın doğumunda, insanda doğuştan bulunmayan dini ve dogmatik inançların, kişilere sonradan ailesi ve çevresi yoluyla “sanki kendisinde doğuştan varmış gibi” öğretilmesi, gerek aile içinde gerek okulda ve çevrede dini propagandaya ve baskıya maruz kalması, çocukların psikolojik gelişimini olumsuz yönde etkilemekte, sorumluluk almak yerine özgür iradeyi manipüle ya da pasifize eden, sorgulamayan, bağımlı, kaderci bireyler yetişmektedir.. Bebeklerin doğuştan, “x bir dini inanca mensup doğdukları” iddiası, coğrafi konumu ve etkisini hiçe sayan, zamanı ve mekanı hiçe sayan bir önyargıdır..

    Ateizm Derneği; çocukların geleceğini daha doğuştan sahiplenen güdümlü eğitim sistemine karşı bilimsel eğitimi savunmayı ve desteklemeyi ve teşvik etmeyi, henüz ailede başlayan dini baskıların etkisini asgari düzeye indirmeyi, çocukların birer yetişkin olduklarında kendi felsefi görüşlerini ve inançlarını kendilerinin seçmesini sağlamayı, kişiler hangi felsefi görüş, din ve mezhepten olurlarsa olsunlar resmi kurumlar önünde eşit ve önyargısız muamele görmeleri için T.C kimliklerinde bulunan din hanesinin, yeni doğan çocuklar için önce boş bırakılmasını, sonra da tümden kaldırılmasını amaçlar..

  4. Ateizm Derneği; cinsiyet ayrımcılığını besleyen dinlere karşı tarafsız değildir. Erkek egemen ataerkil kültür, dini ve dinsel dogmaları, kutsal olduğu iddia edilen metinlerdeki kadınlarla ilgili sosyal ve ahlaki düzenlemeleri birer baskı aracı kullanmaktadır.. Kadınları; “tohum ekilmesi gereken tarlalar” olarak görmüyoruz.

    Ateizm Derneği; Kadınların toplumda sosyal statü kazanmaları için “evlilik ya da mutlak annelik” öğütleyen toplumda kazanabileceği saygınlığın doğurmak yoluyla sağlanabileceğini telkin eden ve dinler tarafından da beslenen mevcut sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik şartların yerine, kadınların erken yaşta aile zoruyla ve/veya izniye evlendirilmemelerini, fırsat eşitliği ve eğitim konusunda erkeklerle eşit olanaklardan ve aynı oranda faydalanmalarını, evlenip evlenmeyeceklerine, ne zaman doğuracaklarına, doğurup doğurmayacaklarına, doğum süreciyle ilgili her detaya eşlerinin ya da ailelerinin değil, kendilerinin karar vereceği, bununla ilgili yasal düzenlemelerin yapılmasını ve ivedilikle hayata geçirilmesini amaçlar ve eşleri ya da yakınları tarafından şiddete, tacize, tecavüze ya da tehditlere maruz kalan kadınlar için de ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içinde ortak projeler üretir..

  5. Doğası gereği sosyal bir varlık olan insanların, kurduğu siyasi partiler, sosyal yardımlaşma kurum ve vakıfları, kâr amaçlı şirketler aracılığıyla düzenledikleri reklam ve kampanyalarda -sanki din kendi tekellerindeymiş gibi- dini öğeleri kullanarak, din üzerinden maddi, manevi, siyasi ya da mesleki çıkar sağlamalarını asgariye indirmek, toplumsal insan ilişkilerinde de dinin belirleyici etkisini azaltmak ya da mümkünse engellemek için,

    Ateizm Derneği; faaliyetlerinde dini öncelikli bir kriter olarak kabul eden kişi ve kurumlara karşı bütün demokratik ve hukuki zeminlerde mücadele etmeyi amaçlar.

  6. Toplumda halen hüküm süren cinsiyet ayrımcılığının, kadına ve eşcinsellere karşı yürütülen sistematik/psikolojik baskının temelinde de dinin, din temelli ahlak anlayışının, sosyo-kültürel, muhafazakar etkisini yadsımayan Türkiye Ateistleri Derneği, sosyal ya da mesleki statüsü yüzünden cinsel kimliğini gizlemek zorunda kalan her bireyin cinsel kimliğini özgürce ifade edebildiği, salt cinsel kimliği yüzünden mesleki ya da sosyal kaygılar taşımadığı, nefret suçuna, hakarete, aşağılanmaya ya da ikinci sınıf muameleye maruz kalmadığı, ayıplanmadığı bir sosyal yaşam alanı oluşturabilmek için, kadınların ve farklı cinsel kimliği olan insanların da yasal haklarını savunabilmesi için hukuki danışmanlık sağlamayı amaçlar, destekler ve gerektiğinde demokratik protesto hakkını kullanmayı hedefler..

  7. İnsanın varoluşundan bu yana “bilinmeyenlerden beslenen dogmalar” günümüzde de araştırmak ve keşfetmek yerine kendi mistik inançlarını usulca bir adım ötesine taşımaktadır. Dünyada ve Türkiye’de de yaygınlaşmakta olan “kişisel gelişim”, “spiritüel mistisizm”, “fosil sergileri”, “ufoculuk”, “kuantum yaşam koçluğu” vb. yeni mesleki alanların, yeni oluşumların; bilginin dezenformasyonu yoluyla popülarite ve/veya maddi çıkar peşinde olan fırsatçılar tarafından art niyetle kullanıldığını görmekteyiz. Hiçbir geçerliliği olmayan, bilimsel bir temele dayanmayan, tutarlı olmaktan uzak, bu tür bilimdışı-metafiziki argümanlardan beslenen kişi ve kurumların; “dolandırıcılık” suçuna yeni bir tanım gerektirdikleri aşikârdır.

    Ateizm Derneği; bünyesinde bulunan ve uluslararası bağlantıda olduğu bilim insanları ve kuruluşlarının da katkılarıyla, sahte bilim alanında faaliyet gösteren kişi ve kurumlara karşı halkı bilinçlendirmeye yönelik eğitim çalışmaları, panel, konferans ve sempozyumlar düzenlemeyi amaçlamaktadır.

  8. Ateizm Derneği; edebiyat, müzik, resim, karikatür, tiyatro, sinema vb. gibi sanatsal faaliyetlerde bulunan ve kimi zaman icra ettikleri sanatsal eserlerde non-teist görüşleri ifade ettikleri gerekçesiyle, hukuki yaptırımlara maruz kalan ve/veya konvansiyonel-sosyal medya yoluyla psikolojik linç kültürüne ve baskılara maruz kalan sanatçılara hukuki yollardan sahip çıkmayı ve sanatı din eksenli sınırlamalardan arındırmayı amaçlamaktadır.

"Ben bir ateistim, hepsi bu. Ben birbirimize karşı iyi olmaktan, başkalarına yardım etmekten başka bir şeye inanmıyorum."

Katharine Hepburn